Geştalt kavram olarak biçim, şekil şeklinde tanımlanmaktadır. Çevre ve çevre içindeki “ben”in farkındalığı bir geştalttır. Geştalt terapiye göre, parçaların birleşimi bütününden fazladır. Örneğin, depresyon çeşitli semptomların birliğiyle oluşur yalnız, tek tek semptomlar depresyon göstergesi değildir.

Geştalt terapi, psikanalitik ve varoluşçu terapi ekollerinden yararlanır. Geştalt terapist danışanın kendi analizini yapabileceği alanı ve şekli işaret eder. Şekil, anlatılan bir problem, alan, bu problemin nerede nasıl oluştuğu şeklindedir. Problem çözüldükçe şekil değişir, böylece başka bir alandan bahsedilir. Bu nedenle geştalt terapi kişinin geçmişi şeklinde değil, şimdi ve burada şeklinde çalışır. Alanların farklı olması büyümeyi ve gelişmeyi gösterir. 

Geştalt terapi, büyüme ve gelişmeyi önceler. Sorumluluk almak, farkında olmak, bütünü görmek, seçim yapmak takip edilenlerdir. 

Acı bir durum olduğunda, bu durumu tanımlama ve anlamlandırma açısından varoluşçu terapiye benzer. Çözmek için hazır bulunuşluk gerekir. Bu nedenle terapist çözücü bir görev üstlenmez. Terapist seanslarda bunun için zemini ve şekli göstererek ortam oluşturur, müdahale etmez. Bu açıdan hümanisttik bir bakış açısı vardır. 

Gestalt terapide, şimdi ve şu an içinde her şey önemlidir. Hedefi; beden dili, kişinin neyi nasıl ifade ettiği, bu durumun ne oluşturduğu şeklinde farkındalık kazandırmaktır. 

Ben dili, ilişki içindeki ben, etkileşim içinde ben şeklinde kişinin ilişki ve iletişim becerilerine dikkat edilir. Bu nedenle öz farkındalık, empati, temas bir diğer öncelenen kavramlardır.

Boş sandalye, rol oynama, abartı oyunu, duyguları bırakma, yaratıcı sanatlar gibi teknikleri psikodramaya benzer. Bu yönüyle çift ya da grup terapilerine uygundur. Kişi deneyimleyerek, canlandırmalar yaparak iç çatışmalarını fark eder. Öz farkındalık geliştirir. Örneğin fobisi olan kişi, rol oynama tekniği ile fobiyi anlatır. Burada dikkat edilen, bu durumu nasıl anlamlandırıldığının yanı sıra duygunun bedende nasıl somutlaştırıldığıdır. Duygu üzerine uzun uzun konuşulabilir. Bunun amacı, olumsuz duyguların etkileri ve onların nasıl yönetebileceği üzerine farkındalık oluşturmaktır. Böylece deneyim ile öğrenmek, algının farklılaşması, öz kabul sağlanır. 

Rüya analizi yapılırken kişi kendi analizini yapar. Geştalt terapi bu yönüyle deneyimsel ve kişi odaklı bir terapi modelidir.

Terapi tekniklerinde amaç, ihtiyaçların belirlenmesi ve karşılanmasıdır. Deneyimleyerek yaşantılardaki tamamlanmayan duyguların farkındalığı ve öğrenilip aktarılan davranışların keşfedilmesini sağlamaktır. Burada sorumluk almak önemlidir. Seçim ve yapılan seçimlerin sorumluluklarının alınması amaçlanır.

Terapist ve danışan arasında insan ve insan şeklinde,  aynı mesafeden bir iletişim vardır. Terapist danışana öğretici konumda değildir. Terapötik ilişki ağırlıklıdır.

Gestalt terapi yaklaşımı, anksiyete kaygı bozuklukları, depresyon, ,obsesif kompülsif bozukluk, mükemmeliyetçilik, kriz yönetimi,  adaptasyon problemleri, travma sonrası stres bozukluğu, yeme bozuklukları, uyku bozuklukları, öz saygı, öz kimlik, somatik hastalıklar, kişilik bozuklukları, çeşitli bağımlılıklar ,yas ve kayıp,  cinsel problemler, evlilik uyum sorunları, çocukluk- ergenlik problemleri ve yaşlılık problemleri, ilişki ve iletişim sorunları, ile ilgilenmektedir.

Geştalt terapi, gelişen öz farkındalık, sorumluk alma bilinci, duygu ve davranışların keşfedilmesi, başa çıkma stratejilerini geliştirme, öz saygı gelişimi, kriz yönetimi bilinci, duygu düzenleme, kişisel gelişim, temasın önemi ve doyuma ulaşma, ben dili kullanımı, motivasyonlarını fark etme, stres ve kaygı yönetimi , bedenin farkındalığı, şimdi ve burada olma ve sağlıklı ilişkiler kurma bilinci kazandırmaktadır. 

Terapinin kısıtlılıkları da bulunmaktadır. Örneğin, geştalt terapi ağır kişilik bozuklukları, psikoz, şizofreni gibi problemleri olan kişilerle çalışmaz. Diğer bir sınırlama, net tanımlar içermemesidir. Kişiye özgü çalışıldığı için gelişimsel olarak bakıldığında geştaltın uygun teorik açıklaması yoktur.